Varoluşun Sırrı Son Adem – Cafer Gezgez Abdullah

d3361b9f-7efc-4e89-8cd2-d225d0144323

 Türkçe | Pdf | 609 Sayfa | 2,4 MB

MADDE, yaşadığımız sınırsız evrendir ve sonsuz alemleri içerir; ne içi, ne de dışı vardır; kendi kanunlarına göre yaşar. Bunlar da, bizim “fizik kanunları” dediğimiz kanunlardır; doğrudur.

Ebedî yaşayacağımız yer olan MADDE ÖTESİ de, sonsuz sınırsızdır; sayısız evrenlerin iç içe olduğu, hiçbir insan aklının kavrayamayacağı yaşamlar mevcuttur. Madde ötesinin de kendine has kanunları vardır……

İnsanın hür kalması için, kâinatı tanıması gerekir; onun için de akıla ihtiyacı vardır. İnsan, doğduğu andan, akıla ulaşana kadar karanlıkta yaşar.

Nasıl ki Güneş doğunca hayat başlar, aydınlık olur; batınca uyku başlar;işte, akıla ulaşamamış insan da karanlıkta uykudadır. İnsan ne zaman kendini bilir, o zaman uyanmış ve akıla kavuşmuş olur.

 İndir

Yorumlar

yorum

1 Response

  1. son adem dedi ki:

    İnsan, kendine üflenen ruh itibarıyla, ne Allah’tan ayrı ne de kendisine üflenen ruhun cüzziyeti nedeniyle Allah’la aynıdır. Hakk’kın manası, Varlık’ta cüzziyettir. Ben Allah’ım diyen firavun olur, ben Hakk’kım diyen ise, O Güç’ten bir güç – sır olmuş demektir.

    Hakikat insana, onun teslimiyeti, tefekkürü ve ibadeti ölçüsünde açılır. Teslimiyetle ibadet yapanın akıl gözü açılır.

    İnsan, bireysellikten münezzeh, madde üstü “Tümel Ruh”tan bir cüz’ün maddede büründüğü beşeriyet vesilesiyle bireyselleşerek madde ötesi Bilinç’e dönüştüğü varlıktır. Kişisel ruh, Bütünsel (Tümel) Akıl’ın bireyselleşmesidir.

    İnsan, ademe “bireyselleşme” ve “kemalleşme” sürecinde verilen isimdir. Bu süreçte insan, hem ibadeti yapan hem de yaptırandır. Madde üstü aklı ile ilim elde edip madde bedene namaz, oruç gibi çeşitli ibadetleri yaptıran insanın, madde ötesi bilinci kemalât elde eder.

    İnsan, bedeni itibarıyla “KUL”, ademliği (üflenen ruh) nedeniyle de “İLAHİ”dir. İlahiyatlık ve kulluk insanda bir aradadır.

    İnsan, madde üstü ruh, madde beden ve madde ötesi Bilinç’in BİR.liğidir. Bu BİR.likten dolayı kainatın özüdür. İnsanın özü HAKK’tır. Hakk’kı, beynimize yönelip kendimizde arayacağız.

    Kainatta en üstün varlık, özüne ulaşan insandır. Kainatta “Tek Akıl”ın hükmü sürer.

    Madde üstünden geliriz, madde evrende taşa, toprağa bürünürüz; yani maddeden geçeriz, burada temelimizi oluştururuz, madde ötesinde ise yeni bir yaşama geçeriz. Esas doğum budur. Burada temel nasıl oluştu ise, o alemde ebediyyen öyle yaşanacak. Gökte bir “Tanrı” olmadığını anlayacaksınız. Madde ötesinde kimse kimseye hesap soramaz; zira kendi kendine hesap vereceksin… “Ahirette Rabbini görmek”, bu ilahi sistemi ve düzeni anlaman ve görmen demektir.

    Adem, Akıl’dır. Bütünsel (Tümel) Akıl’dan ayrı olmayan cüzi akıldır. “O Aklın” programladığı canlılık üzere hareket eder. Şayet kendini çözemedi isen “BEŞERsin – KULsun”, Ademliğini bulur, ilahiliğini anlar, öze erersen, işte o zaman HAK olursun ki, aklın “O Akıl”dan ayrı olmayan bir Akıldır. O Akıl sensin, taşa toprağa bürünmüş insan gibi gözüken… Sen, Allah’ın özüsün, HAKK’sın. Demek ki sende tasarruf eden O’dur. Her şeyi kendinde ara!..
    http://www.sonadem.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir